Anasayfa
Geri Dön

Tokat Milletvekili Kadim Durmaz'dan Eczacıbaşı Hakkında Suç Duyurusu

CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Niksar'da ESAN Eczacıbaşı Endüstriyel Hammaddeler Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından Niksar'a bağlı Bayraktepe, Teknealan ve Eryaba köylerinde yapılmak istenen maden arama projesi hakkında Niksar Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.

CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Niksar'da ESAN Eczacıbaşı Endüstriyel Hammaddeler Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından Niksar'a bağlı Bayraktepe, Teknealan ve Eryaba köylerinde yapılmak istenen maden arama projesi hakkında Niksar Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.

 

Milletvekili Durmaz, bu coğrafyaya kıyılmasına müsaade etmeyeceklerini belirterek “Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili olarak değil, bu topraklarda doğmuş, büyümüş iki seçimde de bu aziz milletin vekaletini almış birisi olarak, bu topraklara sahip çıkmayı görev adletmiş biriyim. Ve ben bundan sonraki nesillere çoluğumuza çocuğumuza bu görevi bıraktığımda onların yüzüne bakabilme adına bu görevi yerine getirdim. Biz bu coğrafyaya kıyılmasına dur diyeceğiz” dedi.

 

Milletvekili Durmaz daha sonra beraberinde İyi parti İlçe Başkanı Abdullah Lüleci ve CHP İlçe Başkanı Zafer Başar ile birlikte Danişmend Gazetesini ziyaret ettiler.

 

“Toprağımızı korumak boynumuzun borcu”

 

Toprağımızın her karışını korumak boynumuzun borcudur diyen Vekil Durmaz; “Tokat'ı bir avuç altın için bin canlıya kıyanlara teslim etmeyeceğiz! Doğamıza, suyumuza, geleceğimize sahip çıkıyoruz! Erbaa'da altın arama ruhsatı alan Verusa Holding'i şikayet hakkımızı kullandık! Şimdi de Niksar'da maden arama ruhsatı alan ESAN Eczacıbaşı şirketi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Bu mücadele hepimizin mücadelesi! Erbaa, Niksar ve Reşadiye ilçelerimizde de doğamıza, toprağımıza, suyumuza sahip çıkacağız. Bu talana izin vermeyeceğiz” dedi.

 

Milletvekili Durmaz açıklamasının devamında şunları söyledi; “Erbaa'da altın arayışına dur derken beraberinde sadece Niksar'ı değil, bizden sonraki Kelkit Vadisinde olan Erbaa'yı, Taşova'yı. Yine Türkiye'nin büyük ovalarından olan Çarşamba ve Terme Ovasını da kurtarmış olacağız. Avrupa Birliği Türkiye'ye dayatmış, demişki, Türkiye'de korunması gereken küresel ısınma ve kuraklığa karşı iki önemli vadiden birisi Kelkit Vadisi. Devlet bir yandan et süt ve mamullerinden dışarıdan bağımlığı azaltmak için bölgemizdeki her haneye köydeki yaşayan insanlara yüz koyun veriyor, verirken de tüyü bitmemiş yetim hakkından verirken de ülkemizin et süt ve mamullerinin dışarıya bağımlı olmaktan kurtaralım diye. İki yıl ödemesiz yedi yılda da faizsiz ödemek şartı ile. Tarım Orman bakanımızın ilimizi ziyareti sırasında bu proje açıklanmıştı. Ama bir taraftan o hayvanların otlayacağı besleneceği yaşam alanları yaylaları otlakları ve ovayı bu şekilde kirlettiğimiz zaman böyle bir mahsuru da var. Yine karayaka milli koyun ırkının bu vadi de yaşamını sürdürdüğü bir vadidir. Bu anlamda da yine böyle bir sıkıntıyı birlikte yaşayacağız. Yine devlet bu sene 500 Bin ceviz fidanı dağıtıyor, bir o kadar da yerli cevizimiz var coğrafi işaret almış cevizimiz var, buna da zararı olacak. Kısacası böyle siyanürlü bir altın arayışı bölgemize gerçekten telafisi mümkün olmayan ciddi tahribatlar verecektir.

 

“Ülkemizin gelişmesine karşı değiliz”

 

Biz bu ülkede altın çıkarılmasına, ülkemizin gelişmesine asla karşı değiliz ancak bir bölümünün hepsinin arkasında demeyelim ama büyük bir bölümünün arkasında emperyalist uluslararası şirketler var. Ve 100 kilo altın çıkarıyorsa bunun 5 kilogramı devlete kalıyor 95 kilogramı gidecek yurtdışında. Ve beraberinde geriye 300-400 yıl düzeltilemeyecek doğa ve çevre tahribatı kalacak. Biz yine bu ülkenin kıt kanaat kaynaklarından bunları normale dönüştürebilir miyiz diye 400 yıl bütçe ayırmak zorunda kalacağız. Heyelanlı bölge diyoruz deprem bölgesi diyoruz. Hepimizin bildiği gibi Erbaa, Niksar ve Reşadiye'de çok ciddi bir maddi zararı olan devlet D-100 Karayolunun güzergahını değiştirdiler. Cimer'e konuyu sorduğumuzda gelen cevap şu; “Erbaa ve Niksar ovalarını büyük ova ilan ettim. Korunması gereken toprakları var diyorlar. Peşinden de Kuzey Anadolu fay hattı, en kırılgan fay hattının geçtiği yer diyorlar”. Böyle bir yerden milyonlarca toprağı çıkartıp yeni dağların oluşmasına nasıl müsaade edeceğiz.

 

“Ele ele birlikte sahip çıkacağız”

 

Elbette ki el ele tutuşarak Niksar'daki Belediye Başkanıyla, Belediye meclis üyeleriyle, İl genel Meclis üyeleriyle, Ticaret ve Sanayi Odasıyla Esnaf Odalarıyla, ziraat odasıyla, üretici birlikleriyle bütün siyasi partileriyle bu kentte yaşayanlarla ve gerçekten de yaşadığı kente aidat duygusuyla bağlı kent konseyi başkan ve yönetimleriyle Niksar'ın duyarlı insanlarıyla yakın gelecekte oluşacak problemleri engellemek için bir dizi suç duyurusunda bulunarak biz evimize sahip çıkacağız. Çünkü bu topraklar bize miras değil emanettir bunu biliyoruz. Niksar geçmişte Danişmenlilere başkent olmuş bir coğrafyanın merkezi ve Anadolu'da ilk üniversitenin açıldığı bir kent. Yıl içerisinde 3 çeşit ürün alınabilecek verimli bir ovaya sahipken, biz bu coğrafyaya kıyılmasına dur diyeceğiz bu konuda da yargı sürecini başlattık. Ben bunun en asli görevimiz olduğunu biliyorum. Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili değil, bu topraklarda doğmuş, büyümüş iki seçimde de bu aziz milletin vekaletini almış olmazsa olmaz bu topraklara sahip çıkmayı görev adletmiş biriyim. Ve ben bundan sonraki nesillere çoluğumuza çocuğumuza bu görevi bıraktığımda onların yüzüne bakabilme adına bu görevi yerine getirdik değerli başkanlarımızla birlikte.

Tokatlı hemşerilerimin vermiş olduğu vekaletle bir milletvekili olarak, bu görevim bittiği zaman ben yine bu topraklarda yaşayacağım insanların yüzüne bakabilme adına tarihi sorumluluğumuzu yerine getirdim” dedi.

Günün Diğer Haberleri